30 Oca 2009

Mantıklı Deli, her zaman mantıklı değildir..

30 Oca 2009

hıhı.. burdayım..

Sabah 4 de kalktım.. bu saatte uyandım bari gideyim dedim.. kalktım küçük bi çanta yaptım.. Çıktım evden.. Valla size tavsiyem sabahın kargalar ve özenle mıçtıkları kahvaltılarına ayrılan saatlerine varmadan sakın sokağa çıkmayın.. hele hele ulen yan koltuğuna oturacam, yüzüm , gözüm şiş az süsleneyim adam tırsmasın halinde özene bezene hiç çıkmayın.. "yemişim güzelliğini keşke çarşaf giyeydim dondum lan" dersiniz..

neyyseee efendim.. Bizim evden 15 dk uzaktadır, AŞTİ servisleri.. e haliyle o saatte biraz beklemem gerekiyordu.. Beklerken, beyninizde ki damarların bile donduğunu hissederken, bir yandan kendinizle didişmeyin acı verici olabiliyor..Benden dost tavsiyesi.. Sonra geldi servis.. Ben ne yaptım.. binmedim.. döndüm evime, girdim hala soğumamış - ya da o soğuktan sonra bana sıcak geldiğinden soğumamış varsaydığım- yatağıma, fosur fosur 10,30'a kadar uyudum..

daha da uyurdum da aslında, benim odun aradı.. "Ben geldim merak etme "dedi.. "Sen uyanınca tekrar arayım en iyisi ben" deyip kapattı ve gerçekten de öğleden sonra arayıp, "benim yüzümden" anneciğinden nasıl azar işittiğini anlattı..

Müstakbel kayınvalüdecüğüm, canımın içi, güzelim ( evet söyledikleri hoşuma gitti hihihi) basmış fırçayı: "niye getirmedin "katina'yı :P"; kız haklı tabi gelmez ortada resmi hiç bir şey yok; sen bu kızı kaçıracaksın bak elinden.......bıd da bıd bıd........... "diyerekten.. benim ki valla odun "ya sen o yüzden mi gelmedin" diyor birde.. odun kere odun,hatta budaklı odun, birazcık bile yontulmamış hem de..

sustum.. evet diyip onunla evlenmek için can atan kadın durumuna düşmeyeceğim.. cevabı zaten biliyor, birde duyma mutluluğunu tattırmayacağım ona..

ha bunlardan sonra kendimi yedim mi? eh işte azcık.. az biraz hayallendim, gitseydim şöle gülümserdi, böyle sarılırdı diye.. sonra oyuncak mağazasından yeğene ne alayım hadi yardım et diyerekten arayınca da gözümün önüne geldi, yanında olsaydım da öyle yapsaydık alışverişi, eğlenirdik be" dedim.. şimdi iyiyim..(tamam çok iyi değilim ama yarın sabaha bi şeyim kalmaz valla bak)

Sonra efendim.. küresel kriz kerizi olduğum aklıma geldi, oduna harcadığım enerjimin yarısını , parasızlık kapıma dayanmadan, şu üniversitenin ikinci yarıyıl harcı da kıçıma kaçmadan, iş bulma çabalarımın üzerine yenisini ekleyim diyerekten oturdum netteki iş bulma sitelerinden birini incelemeye..

bulduğum ilanlardan biri şu :

Genel Nitelikler: BEN AKILLIYIM, BEN HIZLIYIM, BEN DİNAMİĞİM, BEN GENCİM, BEN GÜZELİM, BEN HIZLI ÖĞRENİRİM VE BEN İLERLEMEK İSTİYORUM DİYORSAN BİLGİN OLSUN XXXXXXXXXXXXX YÖNETİCİ ASİSTANI ARIYOR...

İş Tanımı:
XXXXXXX BAŞKANINI ASİSTE ETMEK, TÜM XXXXXXX'IN GÖZÜ KULAĞI OLMAK, XXXXXXX'IN TÜM İDARİ İŞLERİNDEN SORUMLU OLMAK VE İDARİ İŞLER İLE İLGİLİ HER TÜRLÜ SORUNA ÇÖZÜM ÜRETMEK YÖNETİCİ ASİSTANININ ANA GÖREVLERİDİR.

Valla eğlenceli mi buldum yoksa egomumu tatmin etmek istedim bilmiyorum ama şöyle bir önyazı ile başvurdum..

BEN AKILLIYIM, BEN HIZLIYIM, BEN DİNAMİĞİM, BEN GENCİM, BEN GÜZELİM, BEN HIZLI ÖĞRENİRİM VE BEN İLERLEMEK İSTİYORUM.. Ve evet! Ben; iyi bir yönetici asistanıyım, sadece yöneticimi asiste etmekle kalmayıp, görevimin onun işini çoğaltmak değil hafifletmek olduğunu bilecek kadar “iş bilir”, sorunların nedeni değil çözümü olabilecek kadar da “becerikliyim”. Çalıştığım yerde "bilmiyorum ya da haberim yok" kelimesini kullanmaktan nefret ettiğim için bana bilgi sorulabilecek her konu hakkında bir fikir sahibi olmam gerektiğini "meraklılık veya işgüzarlık" olarak karşılamayacak bir ekip ile çalışmaktan da zevk duyarım..
Saygılarımla.

Yarın cevap gelmez de aranmazsam pazartesi günü " ee noldu hani, 9 doğurdum burda" şeklinde bir mail atayım, ertesi gün de 9 kundaklı bebek fotosu yollayım diyorum..

Yönetici asistanı ararken, bi mail sapığı ile karşılaştıklarını sanacaklar ama olsun..

hıhı.. boşuna demedim.. evet deliyim..

29 Oca 2009

Aşk hayatımı paylaşıma açtım..

29 Oca 2009

şş okuyucu.. duyuyormusun beni.. blogumu kötü amaçlarıma alet edebilir miyim? hatta sizden de yardım isteyebilir miyim..

off ki ne off.. kafam karışık be okuyucu.. iki ucu pis bir değneği aldım elime, bir taraf muzurluğuma hitap ediyor hadi diyorum eğlenceli olacak, e bu durum benim bünyede yanlış olduğunu bildiğim şeyler için bile acaip kaşıntı yapar.. sonunda büyük ihtimalle ah ulen keşke yapmasaydım dediğim bi halde kalakalırım ama o onda çok eğlenmişimdir bir güne kalmaz unuturum.. Diğer tarafı ise inadıma hitap ediyor, yapma diyorum anlasın eşşek, bilirsin kurar kafasında, düşünsün dursun işte diyor e bu da bende kaşıntı yapıyor.. uyuz it gibi debelenip duruyorum son bir kaç saattir.

şimdi tabi sende oturdun orda ne diyor ki bu diyorsun.. dur dur meraklanma anlatacam hepsini en baştan..

benim bu kel,göbekli üstelikde gözlüklü, odunumsu sevgilim var ya; ara ara laf arasına sokuşturduğum, yeğeninin doğumgünü için teyyy nerelerden , teyyy nerelere gidiyor.. Yarın takvimlerden fırlamış, suratına özenle çizilmişcesine güzel gülümseyen bu gerçek mi porselen bebek mi dediğim ufaklığımızın ilk doğumgünü..

En son kurban bayramında beraberdik.. o ailesi ve ben.. o zaten tatilde ailenin yanındaydı, e benimde orada akrabalarım olunca ben de bayramı geçirme bahanesiyle gittim aileyle tanıştım, aynı şehrin havasını soluduğumuz 5 günün 4 gününü maaile kafamızdan saadet bocalanarak geçirdik.

E bizim ilişki durumumuz onun ailesince onaylanıyor ve hadi artık uzatmayın deniyor.. Benimkilerde kimdir, nedir, necidir biliyor, sonucu beklenen durumların akıbetine göre bir zamanda tanışacaklar diye bekleniyor..

Ama benim sevgilim, "ya aşkım, şimdi sen okulla, işle uğraşıyorsun orda, e bende burda işle uğraşıyorum,bizimkiler zaten boş gıyabımızda söz - möz olaylarını halletseler bizde rahat etsek olmaz mı?" diyecek kadar tembel olunca, beyfendi benim sülalemden sadece kuzenimle ayak üstü bi tanışmış olduğundan "ciddi" olarak algılanmıyor ebeveynlerimce.. işin acı yani haksız da değiller :)

bu doğumgünü konusunda ise geçtiğimiz günlerde bana da gelip gelmeyeceğimi sordu. önce hık mık ettim, belki dedim, bugün itibariyle ise kesin olarak gelemem dedim..

beni bayramdan beri, aileyi ise bayramdan 1-2 hafta kadar sonrasından beri görmüyor.. yeğenine tapar biliyorum.. Ankarada kalmadan gidecek ve ankaraya gelmeden de geri dönecek yaşadığı şehire..

bugün ona ailece kutlayın işte çocuğun ilk doğumgünü dedim.. E öyle yapacaz zaten, sen nesin aileden değilmisin dedi.. kalakaldım.. abuk sabuk cümle parçacıkları ağzımdan çıkmakla kalmak arasında gitti geldi.. şu anda aileden falan değilim, geriliyorum ya, ailen derse ya bunun ne işi var şimdi diye şeklinde geveledim..

bu inat tarafım.. çünkü hala ailemle şahsen tanışmadı,uzaktan birbirlerinin varlığını bilip öylece uzak kalmaya devam ediyorlar..bunca zamandır bir tarafını zora sokacak tek bir harekette bile bulunmadı. tüm ayarlamaları her zaman orta noktada buluşalım halinde yaptı.. hala da öyle yapıyor..kızıyorum bu hallerine hemde çok kızıyorum.. kendimi değerli hissettirsin, yanımdayken beni sevdiğini anlıyorum bir şekilde ama uzaktayken de en ufak bir çabasını göreyim diyorum.. sonra yapsın bana evleneceğim kadın muamelesini..çokmu şimdi bu istediğim..

ama muzur tarafım rahat durmuyor.. yolculuk edeceği otobüs firmasını arayıp, adını verip kaç numaralı koltukta oturduğunu, aracın saat kaçta Ankara'da olacağını ve yanında ki koltuğun boş olup olmadığı öğrenip yer ayırttırıyor :$

bu minvalde okuyucu, ya yediği haltları anlasın daha fazla incelik beklemesin benden diyorum, ya da sabah 5,30 da AŞTİ de olup araba terminalden çıkmadan yanında ki koltuğa oturayım diyorum..

of ulen of okuyucu.. şimdi ben ne halt edecem.. bi fikir versen olmaz mı?

 
Mantıklı Deli © 2008. Design by Pocket